Kısa cevap

Bel okulu, ağrı eğitimi ve kognitif davranışçı terapi, kronik bel ağrısında dokuyu değil ağrıyla ilişkiyi hedefler: hareket korkusunu azaltır, aktiviteyi kademeli artırır, ağrıyı büyüten düşünceleri değiştirir. Grup kognitif davranışçı programında işlev ve ağrıda küçük ama 12 ay korunan yarar gösterilmiştir.

Fizyoterapist sırt ve omuz bölgesine manuel tedavi uyguluyor
Görsel: Ryutaro Tsukata · Pexels Lisansı
Bu sayfada
  1. Nedir ve kimler için?
  2. Bu yaklaşımlar birbirinden nasıl ayrılır?
  3. Kimler için uygundur, kimde değil?
  4. Nasıl yapılır?
  5. Beklenen fayda ve kanıt ne diyor?
  6. Riskler ve sınırlar
  7. Hazırlık
  8. İyileşme ve işe dönüş
  9. Alternatifler
  10. Sık sorulan sorular

Rakamlarla

701
BeST randomize çalışmasında grup kognitif davranışçı programına ya da yalnızca öneriye ayrılan hasta sayısı; yarar 12 ayda korundu [1]
30 çalışma, 4000+ hasta
Kronik bel ağrısında bel okulunu değerlendiren Cochrane derlemesinin kapsamı; kanıt çok düşük ya da düşük kalitede bulundu [2]
75 çalışma
Kronik ağrıda psikolojik tedavilere ilişkin Cochrane derlemesindeki çalışma sayısı; KDT için küçük yarar, kanıt çoğunlukla orta kesinlikte (engellilikte düşük) [3]

Bir bakışta

Adımlar (6)
  1. Değerlendirme: üç aydan uzun süren bel ağrısında kırmızı bayrakların ve sinir basısının dışlanması; hareket korkusu, uyku, ruh hali ve iş durumunun sorgulanması (kısa anketlerle).
  2. Ağrı eğitimi: ağrının doku hasarıyla bire bir örtüşmediği, sinir sisteminin duyarlılaştığı ve hareketin güvenli olduğu bilgisinin anlaşılır dille aktarılması.
  3. Hedef belirleme ve kademeli aktivite: hastanın kendi seçtiği günlük etkinlikler (yürüyüş, iş, ev işi) için ağrıya değil plana bağlı, haftadan haftaya artan hedefler.
  4. Düşünce ve davranış çalışması: "hareket edersem zarar veririm" türü inançların fark edilmesi ve sınanması; kaçınma ve aşırı yüklenme döngüsünün kırılması.
  5. Egzersiz bileşeni: programın her oturumunda ya da paralel olarak gövde ve genel kondisyon egzersizleri; bel okulunda ayrıca kaldırma ve duruş eğitimi.
  6. Alevlenme planı ve sürdürme: ağrı arttığında ne yapılacağının önceden yazılması; programdan sonra kazanımların kendi başına sürdürülmesi.
Başlıca riskler (5)
  • Geçici ağrı artışı: aktivitenin kademeli artırılması sırasında olağandır ve tek başına zarar göstergesi değildir; plan buna göre ayarlanır. Bacakta yeni uyuşma ya da güçsüzlük ya da dinlenmeyle geçmeyen şiddetli ağrıda artış durdurulur ve hekime başvurulur; ateş, idrar-dışkı kontrolünde bozulma, makat bölgesinde uyuşma ya da hızla artan bacak güçsüzlüğünde aynı gün acil servise başvurulur.
  • Yanlış anlama: yaklaşımın "ağrınız gerçek değil" olarak algılanması; iyi bir program bunu açıkça düzeltir.
  • Yetersiz tanı: kırmızı bayraklar ya da ilerleyici sinir bulgusu gözden kaçırılırsa programa yanlış hasta alınabilir; değerlendirme bu nedenle önce gelir.
  • Etkisizlik: hastaların bir bölümünde anlamlı değişiklik olmaz; etki ortalamada küçüktür, kişiden kişiye değişir.
  • Uygulama farkı: içerik, süre ve uygulayıcı eğitimi merkezler arasında çok değişir; adı aynı olan programlar aynı sonucu vermeyebilir.
İyileşme aşamaları (4)
  • İlk 1–2 hafta: değerlendirme ve ağrı eğitimi oturumları; kişisel hedeflerin yazılması.
  • 2–6 hafta: haftalık grup ya da bireysel oturumlar; aktivitenin planlı artışı, egzersizin alışkanlık haline gelmesi.
  • 6–12 hafta: program sonu; alevlenme planının elde olması; işe ve sosyal yaşama katılımın artması.
  • 3–12 ay: kazanımların sürdürülmesi; çalışmalarda yarar bu dönemde korunmuştur, ancak egzersiz bırakılırsa gerileyebilir.

Alternatifler: Bel ve boyun ağrısında fizik tedavi ve egzersiz: nereden başlamalı?, Bel ve boyun ağrısında ilaç tedavisi: hangi ilaç, ne kadar süre?

Nedir ve kimler için?

Üç aydan uzun süren bel ağrısında, görüntülemede görülen yıpranma ile hastanın hissettiği ağrı çoğu zaman örtüşmez. Ağrının sürmesinde sinir sisteminin duyarlılaşması, “hareket edersem zarar veririm” inancı, uyku bozukluğu, kaygı ve iş kaygısı gibi etkenler rol oynar; bu süreç ağrı neden kronikleşir yazısında anlatılmıştır. Bel okulu, ağrı eğitimi, kognitif davranışçı terapi (KDT; bilişsel davranışçı terapi, BDT) ve kabul-kararlılık terapisi, bu halkayı hedefleyen, ilaçsız ve girişimsiz yaklaşımlardır. Ortak amaçları ağrıyı sıfırlamak değil, hastanın ağrıya rağmen hareket etmesini, çalışmasını ve yaşamını sürdürmesini sağlamak; bu sırada ağrının da bir ölçüde azalabilmesidir.

Kısa yanıt: Klasik bel okulu için kanıt zayıftır. Grup kognitif davranışçı programı içinse büyük bir randomize çalışma (BeST, 701 hasta) 12 ayda işlev ve ağrıda küçük ama anlamlı ve bir yıl boyunca korunan yarar göstermiştir; Amerikan Hekimler Koleji ve NICE kılavuzları kronik bel ağrısında bu yaklaşımları önerir (NICE, egzersizle birlikte bir programın parçası olarak). Fıtığı ya da dar kanalı tedavi etmezler; sinir basısı dışlanmış, yaşamı kısıtlayan kronik bel ağrısında düşünülürler.

Bu yaklaşımlar birbirinden nasıl ayrılır?

  • Bel okulu: 1960’larda İsveç’te geliştirilen, omurga anatomisi, duruş, kaldırma teknikleri ve egzersizden oluşan grup eğitimidir. Klasik biçimiyle “belinizi koruyun” mesajı ağır basar; güncel programlar bu mesajı yumuşatıp aktif kalmayı vurgular. Duruş eğitimine sıkça eşlik eden ergonomik düzenlemeler için de kanıt zayıftır: ergonomik sandalye ve çalışma masası düzenlemelerinin iş yeri çalışmalarında bel ağrısını önlediği ya da azalttığı gösterilememiştir.
  • Ağrı eğitimi (ağrı nörobilimi eğitimi): Ağrının doku hasarının doğrudan ölçüsü olmadığı, sinir sisteminin bir “alarm ayarı” gibi duyarlılaşabildiği ve hareketin güvenli olduğu bilgisinin öğretilmesidir. Tek başına küçük, egzersizle birlikte daha anlamlı etki gösterir.
  • Kognitif davranışçı terapi: Ağrıyı büyüten düşünceleri (“bu ağrı asla geçmeyecek”, “hareket ettikçe kötüleşiyorum”) fark etmeyi ve sınamayı, kaçınma ile aşırı yüklenme döngüsünü kırmayı, aktiviteyi ağrıya değil plana göre artırmayı öğretir. Bel ağrısında çoğunlukla fizyoterapist ya da psikolog eşliğinde, grup halinde ve egzersizle birlikte uygulanır.
  • Kabul-kararlılık terapisi: Ağrıyla savaşmak yerine onu değiştirmeye çalışmadan fark etmeyi ve değer verilen etkinliklere yönelmeyi öğretir. KDT ailesinden sayılır; kronik ağrıda kanıtı KDT’den daha az ancak benzer yönde birikmektedir.
  • Farkındalık temelli stres azaltma: Meditasyon ve beden farkındalığı egzersizleriyle ağrı deneyimini gözlemlemeyi öğretir; randomize çalışmada KDT ile benzer sonuç vermiştir.

Hepsinin ortak özelliği, hastanın edilgen alıcı değil etkin katılımcı olmasıdır. Enjeksiyon ya da ilaç gibi “yapılan” bir şey değil, öğrenilen bir beceridir.

Kimler için uygundur, kimde değil?

Şu hastalarda düşünülür:

  • Üç aydan uzun süren, özgül bir neden bulunamayan ya da bulunan nedenle orantısız bel ağrısı.
  • Egzersiz programına başlamış ama ağrı korkusu nedeniyle sürdürememiş hastalar.
  • Ağrı nedeniyle işten uzak kalma, sosyal yaşamdan çekilme, uyku bozukluğu ya da ruh hali değişikliği eşlik eden hastalar.
  • Ameliyat ya da enjeksiyon sonrasında ağrısı sürüp başarısız bel cerrahisi sendromu tablosunda olan hastalar; bu grupta program, başka bir girişime geçmeden önce denenmelidir.
  • Omurga ameliyatı planlanan ve ağrı korkusu yüksek hastalar; ameliyat öncesi hazırlık olarak da kullanılabilir.

Şu durumlarda tek başına uygun değildir ya da önce başka bir adım gerekir:

  • İlerleyici bacak güçsüzlüğü, idrar ve dışkı kontrol sorunu, ateş, kilo kaybı, kanser öyküsü gibi kırmızı bayraklar: önce tanı. İdrar ya da dışkı kontrolünde ani bozulma, makat ve genital bölgede uyuşma, hızla artan bacak güçsüzlüğü ya da ateşle birlikte bel ağrısında aynı gün acil servise başvurun.
  • Yürüme mesafesini kısıtlayan dar kanal ya da bacağa yayılan belirgin sinir basısı: program yardımcı olabilir ama nedeni çözmez.
  • Ağır depresyon ya da başka bir ruhsal hastalık: öncelik psikiyatrik tedavidir, ağrı programı buna eklenir.
  • Programa katılmaya istekli olmayan hasta: zorla uygulanan davranışçı yaklaşım işe yaramaz.

Nasıl yapılır?

Program, ağrının süresine ve hastanın durumuna göre 6–12 hafta sürer; haftada bir ya da iki oturum, çoğunlukla 6–10 kişilik gruplar halinde yapılır. BeST çalışmasındaki model şöyleydi: 1,5 saatlik bireysel değerlendirme, ardından her biri 1,5 saat süren altı grup oturumu; oturumları bu konuda eğitim almış fizyoterapist, psikolog, hemşire ya da iş uğraşı terapisti yürüttü.

İlk oturumlar ağrı eğitimine ayrılır: ağrının nasıl oluştuğu, kronikleştiğinde sinir sisteminin nasıl değiştiği ve hareketin neden güvenli olduğu anlaşılır dille anlatılır. Sonra hasta kendi hedeflerini belirler: “torunumu kucağıma alabilmek”, “30 dakika yürümek”, “işe tam gün dönmek” gibi. Bu hedefler küçük adımlara bölünür ve günlük ağrı dalgalanmalarına göre değil, önceden yapılan plana göre artırılır; buna “kademeli aktivite” denir. Bacakta yeni uyuşma ya da güçsüzlük ya da dinlenmeyle geçmeyen, alışılmışın çok üstünde ağrı olursa artışı durdurun ve hekiminize başvurun; ateş, idrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, makat bölgesinde uyuşma ya da hızla artan bacak güçsüzlüğü olursa aynı gün acil servise gidin. Oturumlarda hastalar düşüncelerini yazıya döker, hangi düşüncenin kaçınmaya yol açtığını fark eder ve alternatif düşünceler dener. Alevlenme dönemleri için “ne yapacağım” planı önceden yazılır. Egzersiz programa ya oturum içinde ya da paralel olarak eklenir; bel okulunda buna kaldırma ve duruş eğitimi de girer. Egzersizin türü için tek bir doğru yoktur: Cochrane derlemesinde core egzersizinin bir türü olan motor kontrol egzersizi diğer egzersiz türlerinden klinik açıdan önemli bir fark göstermemiştir. Programın sonunda hedef, hastanın terapiste bağımlı olmadan kazandıklarını sürdürmesidir.

Beklenen fayda ve kanıt ne diyor?

Bel okulu. Cochrane derlemesi (Parreira ve ark., 2017; 30 çalışma, 4000’den fazla hasta), kronik bel ağrısında bel okulunun etkinliğine dair kanıtı çok düşük ya da düşük kalitede bulmuştur. Bel okulu, hiçbir şey yapmamaya kıyasla kısa vadede ağrıyı biraz azaltabilir; ancak egzersiz ya da ilaç gibi diğer tedavilere üstünlüğü gösterilememiştir. Programların içeriği çalışmalar arasında çok değiştiği için güçlü bir sonuca varılamaz. Dürüst sonuç şudur: klasik bel okulunu, kanıtlanmış bir tedavi olarak değil, egzersiz ve eğitim programının bir biçimi olarak görmek gerekir.

Grup kognitif davranışçı program. İngiltere’de 56 aile hekimliği merkezinde yürütülen BeST çalışması (Lamb ve ark., Lancet 2010), altı haftadan uzun süreli bel ağrısı olan 701 hastayı yalnızca “aktif kalma” önerisi alan ya da bu öneriye ek olarak altı oturumluk grup KDT programına katılan kollara ayırmıştır. On iki ay sonunda KDT grubunda işlev (Roland-Morris) ve ağrı skorları kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde daha iyiydi ve bu fark kaybolmamıştı; program ayrıca maliyet açısından da elverişli bulunmuştur. Fark küçüktür (12. ayda Roland-Morris engellilik ölçeğinde 24 puan üzerinden ortalama 1,3 puan); ancak bel ağrısında tek bir programla 12 ay boyunca korunan yarar nadirdir ve bu, KDT’nin önemini oluşturur.

Psikolojik tedaviler genel. Cochrane derlemesi (Williams ve ark., 2020; 75 randomize çalışma) erişkinlerde kronik ağrıda KDT’nin tedavi sonunda ağrı, engellilik ve sıkıntıda küçük yarar sağladığını, kanıtın kesinliğinin çoğunlukla orta (engellilik için düşük) olduğunu bildirmiştir; kabul-kararlılık terapisi ve davranışçı terapi için kanıt daha azdır ve belirsizdir. Seattle’daki randomize çalışmada (Cherkin ve ark., JAMA 2016; 342 hasta) farkındalık temelli stres azaltma ve KDT, olağan bakıma kıyasla 26 haftada işlevsel kısıtlılığı anlamlı ölçüde azaltmış, iki yaklaşım birbirinden farklı bulunmamıştır.

Kılavuzlar. Amerikan Hekimler Koleji’nin 2017 kılavuzu (Qaseem ve ark.), kronik bel ağrısında ilk basamakta ilaç dışı tedavileri önerir ve egzersiz, farkındalık temelli stres azaltma ve kognitif davranışçı terapiyi bu listede sayar. NICE kılavuzu (NG59) ise psikolojik yaklaşımı tek başına değil, egzersizle birleştirilmiş bir programın parçası olarak önerir ve “biyopsikososyal” değerlendirmeyi tedavi planının temeline koyar.

Ölçülü sonuç: Kronik bel ağrısı iyi yapılandırılmış bir grup programıyla, egzersizle birlikte ele alındığında hastaların bir bölümünde ölçülebilir ve bir yıla kadar korunan iyileşme görülebilir. Etki ortalamada küçüktür; olağanüstü bir sonuç bekleyen hasta hayal kırıklığına uğrar. Bu yaklaşımlar ameliyatsız tedavilerin merkezinde yer alır ve çoğu girişimsel işlemden önce denenmelidir.

Riskler ve sınırlar

Yaklaşımın fiziksel riski yok denecek kadar azdır. Aktivite artırılırken geçici ağrı artışı olağandır ve tek başına zarar göstergesi değildir; iyi bir program bunu ve hangi belirtilerde durulması gerektiğini (yukarıdaki “Nasıl yapılır?” bölümü) baştan anlatır. En önemli sınır, yanlış anlaşılma riskidir: Hasta, “ağrınız kafanızda” dendiğini sanabilir. Oysa yaklaşım ağrının gerçekliğini sorgulamaz; sinir sisteminin ağrıyı nasıl büyüttüğünü ve bunun nasıl geri çevrilebileceğini anlatır. Bir diğer sınır, tanı aşamasında dikkatsizliktir; kırmızı bayrak ya da ilerleyici sinir bulgusu olan hastanın programa alınması tanıyı geciktirir.

Uygulama kalitesi merkezler arasında çok değişir; “bel okulu” ya da “ağrı programı” adıyla sunulan içerikler birbirine benzemeyebilir. Programı yürütenin bu alanda eğitim almış olması sonucu etkiler. Son olarak, etkinin kalıcılığı hastanın kazanımlarını sürdürmesine bağlıdır; egzersizi bırakan hastada yarar zamanla geriler.

Hazırlık

Programa başlamadan önce hekiminizin muayenesi ve gerekirse görüntülemesiyle sinir basısı ve diğer nedenlerin dışlanmış olması gerekir. Beklentinizi netleştirin: hedef ağrının sıfırlanması değil, ağrıya rağmen yapabildiklerinizin artması ve ağrının da bir ölçüde azalabilmesidir. Kendi hedeflerinizi önceden düşünün; “ne yapmak istiyorum, ağrı beni neden alıkoyuyor” soruları programın çıkış noktasıdır. Kullandığınız ağrı kesicileri hekiminize bildirin; program sırasında ilaç ihtiyacı azalırsa azaltma hekiminizle planlı yapılır, ilaçlarınızı kendiliğinden kesmeyin.

İyileşme ve işe dönüş

Program sırasında işten uzak kalmanız gerekmez; tersine, işe dönüş programın hedeflerinden biridir ve çoğu hastada kademeli dönüş planlanır. İlk haftalarda aktivite artışıyla ağrı dalgalanabilir; bu beklenen bir durumdur. Altı ile on iki hafta arasında hastaların bir bölümü hedeflediği etkinliklere dönmeye başlar. Programdan sonra kazanımların sürmesi için egzersiz ve aktivite planı en az bir yıl boyunca bilinçli olarak sürdürülmelidir; çalışmalarda yarar bu dönemde korunmuştur. Alevlenme olursa önceden yazılan plan devreye girer; her alevlenme yeniden tetkik ya da yeni bir işlem gerektirmez.

Alternatifler

  • Fizik tedavi ve egzersiz: kronik bel ağrısında temel tedavidir; davranışçı program bunun yerine değil, yanına konur. Egzersiz türü kişinin tercihine göre seçilebilir; Amerikan Hekimler Koleji kılavuzu yogayı da ilaç dışı seçenekler arasında sayar, ancak yoganın kronik bel ağrısındaki etkisi diğer egzersizlerden belirgin farklı değildir.
  • İlaç tedavisi: alevlenmelerde kısa süreli; kronik dönemde uzun süreli ağrı kesici kullanımının yararı sınırlıdır.
  • Girişimsel işlemler (epidural enjeksiyon, radyofrekans denervasyon): seçilmiş hastalarda ve yalnızca belirli ağrı kaynaklarında.
  • Omurga cerrahisi: NICE kılavuzu (NG59), özgül olmayan bel ağrısında füzyonu yalnızca randomize bir araştırma kapsamında önerir; bkz. Ameliyatsız mı, ameliyat mı?.

Sık sorulan sorular

Bel ağrım için psikoloğa gitmem ağrımın psikolojik olduğu anlamına mı gelir?

Hayır. Kronik ağrıda sinir sistemi ağrı sinyalini büyütür; düşünce, uyku ve korku bu büyütmeyi etkiler. KDT bu mekanizmayı hedefler. Ağrınız gerçektir; yaklaşım, ağrıyı nasıl yönettiğinizi değiştirir.

Bel okulu ile kognitif davranışçı terapi arasındaki fark nedir?

Bel okulu anatomi, duruş ve kaldırma eğitimi ağırlıklı bir grup programıdır; kanıtı zayıftır. KDT ise ağrıyı büyüten düşünce ve davranışları hedefleyen, kademeli aktivite planı içeren yapılandırılmış bir yaklaşımdır; randomize çalışmalarda küçük ama anlamlı yarar göstermiştir ve BeST çalışmasında bu yarar 12 ay boyunca korunmuştur.

Programa kaç seans katılmam gerekir?

Çalışmalarda etkili bulunan programlar çoğunlukla 6–12 hafta sürer ve haftada bir ya da iki oturumdan oluşur. BeST çalışmasında bireysel değerlendirme ve altı grup oturumu yeterli olmuştur. Asıl iş, oturumlar arasında ve program sonrasında kendi başınıza sürdürdüğünüz uygulamadır.

Fıtığım varsa bu programa katılabilir miyim?

Katılabilirsiniz; MR’da fıtık görülen pek çok hastada ağrının asıl kaynağı fıtığın kendisi değildir. Ancak bacakta güçsüzlük varsa programdan önce hekim değerlendirmesi gerekir; güçsüzlük saatler ya da günler içinde artıyorsa, idrar ya da dışkı kontrol sorunu ya da makat bölgesinde uyuşma varsa aynı gün acil servise başvurun. Program sinir basısını kaldırmaz.

Bu yaklaşım ağrı kesici ihtiyacını azaltır mı?

Bazı hastalarda azalabilir; ancak çalışmalarda ölçülen ana sonuç ilaç kullanımı değil, işlev ve ağrıdır. İlaç azaltımı hekiminizle planlı yapılmalıdır, kendiliğinden kesilmemelidir.

Ameliyat sonrası ağrım geçmedi; bu program bana uygun mu?

Uygun olabilir. Önce ameliyatı yapan hekiminizin enfeksiyon, yeni fıtık ya da sinir basısı gibi nedenleri dışlaması gerekir; ateş ya da yara yerinde akıntı varsa aynı gün ameliyatınızı yapan ekibe ulaşın, ulaşamazsanız acil servise başvurun; yeni güçsüzlük varsa beklemeden acil servise gidin. Bu nedenler dışlandıktan sonra, yeni bir girişim planlamadan önce sinir sisteminin duyarlılaşması ve hareket korkusu ele alınmalıdır; davranışçı program bu grupta kılavuzların önerdiği adımlardan biridir.

Kaynaklar

  1. Lamb SE ve ark. Group cognitive behavioural treatment for low-back pain in primary care: a randomised controlled trial and cost-effectiveness analysis (BeST). Lancet 2010;375:916-923. · DOI: 10.1016/S0140-6736(09)62164-4
  2. Parreira P ve ark. Back Schools for chronic non-specific low back pain. Cochrane Database Syst Rev 2017;(8):CD011674. · DOI: 10.1002/14651858.CD011674.pub2
  3. Williams ACC, Fisher E, Hearn L, Eccleston C. Psychological therapies for the management of chronic pain (excluding headache) in adults. Cochrane Database Syst Rev 2020;(8):CD007407. · DOI: 10.1002/14651858.CD007407.pub4
  4. Cherkin DC ve ark. Effect of mindfulness-based stress reduction vs cognitive behavioral therapy or usual care on back pain and functional limitations in adults with chronic low back pain: a randomized clinical trial. JAMA 2016;315:1240-1249. · DOI: 10.1001/jama.2016.2323
  5. Qaseem A ve ark. Noninvasive treatments for acute, subacute, and chronic low back pain: a clinical practice guideline from the American College of Physicians. Ann Intern Med 2017;166:514-530. · DOI: 10.7326/M16-2367
  6. NICE NG59. Low back pain and sciatica in over 16s: assessment and management.