Kısa cevap

Stres bel ağrısını tek başına yaratmaz, ama ağrının şiddetini, süresini ve kronikleşme olasılığını belirgin biçimde etkiler. Kaygı, depresyon, hareket korkusu ve felaketleştirme gibi 'sarı bayraklar', kas gerginliği ve sinir sisteminin hassaslaşması üzerinden ağrıyı artırır.

Evde koltuğa uzanmış, kötü duruşta dizüstü bilgisayarla çalışan kadın
Görsel: Katrin Bolovtsova · Pexels Lisansı
Bu sayfada
  1. Kısa yanıt
  2. Sarı bayraklar nedir, kırmızı bayraklardan farkı ne?
  3. “Psikolojik” demek “uydurma” demek değil
  4. Stres bedende ağrıyı hangi yollarla artırır?
  5. Depresyon ve kaygı bel ağrısıyla nasıl iç içe geçer?
  6. Ne yapılabilir?
  7. Ne zaman hekime başvurmalı?
  8. Sık sorulan sorular

Kısa yanıt

“Stresten belim ağrıyor” cümlesi hem doğru hem de eksiktir. Stres, kaygı ya da depresyon tek başına bir bel ağrısı atağı “yaratmaz”; ancak ağrının ne kadar şiddetli hissedildiğini, ne kadar sürdüğünü ve üç ayı geçip kronikleşme olasılığını belirgin biçimde etkiler. Lancet’in 2018 bel ağrısı dizisinde Hartvigsen ve arkadaşlarının vurguladığı gibi, bel ağrısı biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birlikte şekillendirdiği bir durumdur ve yalnızca omurgaya bakan bir yaklaşım ağrının gidişini açıklamakta yetersiz kalır. Hekimlerin bu etkenler için kullandığı kavram sarı bayraklardır. Bu yazı sarı bayrakların ne olduğunu, stresin bedende ağrıyı hangi yollarla artırdığını ve bunun “ağrınız kafanızda” demek olmadığını anlatır; sonra da ne yapılabileceğine bakar.

Sarı bayraklar nedir, kırmızı bayraklardan farkı ne?

Bel ağrısında iki tür uyarı işareti vardır. Kırmızı bayraklar ciddi bir hastalığa (tümör, enfeksiyon, kırık, sinir hasarı) işaret eden belirtilerdir; bir kısmı aynı gün acil servise, bir kısmı bir hafta içinde hekime başvurmayı gerektirir; liste ne zaman acile başvurmalı sayfasında yer alır. Sarı bayraklar ise ciddi bir hastalığı değil, ağrının uzaması ve engelliliğe dönüşmesi riskini gösteren psikolojik ve sosyal etkenlerdir. Nicholas ve arkadaşlarının derlemesine göre başlıcaları şunlardır:

  • Ağrının tehlikeli bir hasarın işareti olduğuna inanmak (“disk kaydı, kötüleşecek”).
  • Hareketten korkmak ve kaçınmak.
  • Ağrının ancak tamamen geçince normal yaşama dönülebileceği beklentisi.
  • Kaygı, depresif ruh hâli, çaresizlik duygusu.
  • Felaketleştirme: en kötü senaryoyu düşünmeye eğilim.
  • Uyku bozukluğu ve sosyal çekilme.

Nicholas ve arkadaşları işle ilgili algıları (işinden memnun olmamak, işyerinde destek görmemek, işe dönüş konusunda belirsizlik) ayrıca “mavi bayrak”, sistemden ve çevreden kaynaklanan engelleri ise “siyah bayrak” olarak adlandırır; bunlar da iyileşmeyi zorlaştırabilir.

Bu etkenlerin varlığı, akut bel ağrısının kronikleşmesini görüntüleme bulgularından daha iyi öngörür. Bu nedenle NICE rehberi (NG59), her yeni bel ağrısı atağında ilk başvuruda STarT Back gibi bir araçla risk sınıflaması yapılmasının düşünülmesini, kötü seyir riski yüksek olanlara ise hareketi ve gerektiğinde psikolojik yaklaşımı içeren daha yoğun bir destek planlanmasını önerir.

“Psikolojik” demek “uydurma” demek değil

Hastaların en çok incindiği nokta şudur: “Psikolojik etkenlerden söz ediyorsa ağrımın gerçek olmadığını düşünüyor.” Bu yorum yanlıştır. Psikolojik etkenler, ağrının bedende nasıl üretildiğini ve işlendiğini değiştiren fizyolojik yollarla çalışır. Ağrı beyinde oluşur, ama bu her ağrı için geçerlidir; kırık bir bacağın ağrısı da beyinde oluşur. “Ağrı sisteminin hassaslaşması” ile “ağrının hayal ürünü olması” birbirinden tamamen farklı şeylerdir. Bu mekanizmanın ayrıntısı kronik ağrı ve beyin yazısında anlatılır.

Bir hekimin sarı bayraklardan söz etmesi, ağrınızı ciddiye almadığını değil, ağrının tüm bileşenlerine baktığını gösterir. Bu bileşenler tedavi edilebilir olduğu için, onların fark edilmesi iyi bir haberdir.

Stres bedende ağrıyı hangi yollarla artırır?

Kas gerginliği. Stres altında vücut “savaş ya da kaç” yanıtı verir; sırt ve bel kasları, omuz ve çene kasları gibi, farkında olmadan kasılı kalır. Saatler süren düşük düzeyli kasılma kasları yorabilir ve gerginlik ile ağrı hissini artırabilir. Masa başında stresli bir gün geçiren çoğu kişi bunu omuzlarında tanır; aynı süreç belde de işler.

Stres hormonları ve iltihap. Araştırmalar, uzamış stresin kortizol düzenini ve düşük düzeyli iltihabi yanıtı etkileyerek ağrıya duyarlılığı artırabileceğini düşündürmektedir; bu yolun bel ağrısındaki payı henüz netleşmemiştir.

Sinir sisteminin hassaslaşması. Kaygı ve depresyon, beynin ağrıyı baskılayan inici yollarını zayıflatır ve ağrı sinyalini güçlendiren yolları etkinleştirir. Aynı uyaran, kaygılı ve uykusuz bir kişide daha şiddetli ağrı olarak algılanır.

Uyku. Stres uykuyu bozar; bozuk uyku ağrı eşiğini düşürür ve ertesi gün ağrıyı artırır. Döngü kendini besler.

Korku-kaçınma döngüsü. Vlaeyen ve Linton’un modeline göre ağrıyı tehlike olarak yorumlayan kişi hareketten kaçınır; kaçınma kasları zayıflatır, kondisyonu düşürür, ruh hâlini bozar ve beli daha kolay ağrır hâle getirir. Ağrı artınca ilk korku “doğrulanmış” görünür. Bu döngü, bel ağrısının kronikleşmesinde ayrıntılı biçimde tanımlanmış mekanizmalardan biridir.

Dikkat ve bağlam. Ağrıya odaklanmak onu büyütür; ilgi başka yere kaydığında aynı ağrı daha az hissedilir. Bu, ağrının sahte olduğunu değil, beynin ağrıyı bağlama göre ölçeklendirdiğini gösterir.

Depresyon ve kaygı bel ağrısıyla nasıl iç içe geçer?

İlişki çift yönlüdür. Uzun süren ağrı, uykuyu, işi, sosyal yaşamı ve hareketi kısıtlayarak depresif belirtilere zemin hazırlar; depresyon ve kaygı ise ağrı algısını artırır, enerjiyi düşürür ve egzersize başlamayı zorlaştırır. Nicholas ve arkadaşlarının derlemesinde depresif ruh hâli ve sıkıntı, bel ağrısının uzaması ve engelliliğe dönüşmesi için bilinen risk etkenleri arasında yer alır. Bu nedenle eşlik eden kaygı ya da depresyonun tanınması ve tedavisi, bel ağrısı tedavisinin bir parçasıdır. Bu tedavi psikiyatri ya da psikoloji desteği gerektirebilir; bunu istemek bir zayıflık değil, tedavinin eksik parçasını tamamlamaktır.

Ne yapılabilir?

Sarı bayrakların tedavisi, bel ağrısının geri kalan tedavisinden ayrı değildir; aynı planın içinde yer alır.

  1. Ağrıyı anlamak. Ağrının tehlikeyi değil hassaslaşmış bir sistemi gösterdiğini bilmek korkuyu azaltır. Hekiminize MR bulgularının ne anlama geldiğini ve hareketin güvenli olup olmadığını açıkça sorun.
  2. Kademeli hareket. Egzersizin türü ikinci plandadır; düzenli yürüyüş, yüzme ya da kuvvetlendirme olabilir. Hedef, “ağrı geçince” değil, ağrıya rağmen ve yavaş artan dozlarda hareket etmektir. Egzersiz sırasında ya da sonrasında bacağa yayılan yeni ağrı, uyuşma ya da güçsüzlük başlarsa ya da ağrı ertesi güne taşan belirgin bir artış gösterirse egzersizi bırakın ve hekiminize danışın; göğüs ağrısı ya da ani nefes darlığı olursa 112’yi arayın. Fizik tedavi ve egzersiz sayfası seçenekleri anlatır.
  3. Kognitif (bilişsel) davranışçı terapi (KDT). Williams ve arkadaşlarının 2020 Cochrane derlemesine göre KDT, kronik ağrıda tedavi sonunda ağrı, engellilik ve sıkıntı üzerinde küçük ya da çok küçük yararlar sağlar; kanıtın kesinliği çoğunlukla düşük–orta düzeydedir ve etkinin ne kadar sürdüğü daha az kesindir. Kamper ve arkadaşlarının Cochrane derlemesi, fiziksel ve psikolojik bileşenleri birleştiren çok disiplinli rehabilitasyonun kronik bel ağrısında olağan bakıma ve tek başına fizik tedaviye göre ağrı ve engellilikte daha fazla azalma sağladığını, ancak bu farkın orta–küçük düzeyde kaldığını göstermiştir; fizik tedaviyle karşılaştırmada kanıtın kalitesi düşüktür. Bu yaklaşım bel okulu ve kognitif davranışçı terapi sayfasında anlatılır.
  4. Uyku düzeni. Sabit uyku saati, karanlık ve ekransız yatak odası, gün içinde hareket. Uykusuzluk sürüyorsa hekiminize söyleyin.
  5. Gevşeme ve farkındalık. Nefes egzersizleri, kas gevşetme teknikleri ve farkındalık temelli yaklaşımlar kas gerginliğini ve kaygıyı azaltır; tek başına çözüm değil, bütünün parçasıdır.
  6. İş ve sosyal çevre. İşe erken ve kademeli dönüş, uzun süreli istirahat ve işten uzak kalmaya göre daha iyi sonuç verir. İşyeri düzenlemeleri için masa başında boyun ve bel sağlığı yazısı pratik öneriler sunar.
  7. Kaygı ve depresyonun tedavisi. Belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa psikiyatri ya da psikoloji desteği istemek yerindedir. Depresyon ya da kaygı bozukluğu varsa bunların ilaçla tedavisi ayrı bir tedavi gerekçesidir ve hekim kararıdır. Antidepresanların bel ağrısının kendisine etkisi ise sınırlıdır: NICE rehberi bel ağrısının tedavisinde antidepresan önermez; ACP rehberi kronik bel ağrısında bu gruptan yalnızca duloksetini ikinci basamak seçenekler arasında sayar. Kaygı için kullanılan benzodiazepin grubu yatıştırıcılar NICE rehberinde siyatik tedavisi için önerilmez ve bağımlılık riski taşır. Kullandığınız bir ilacı kendi başınıza kesmeyin ya da değiştirmeyin.

Ne zaman hekime başvurmalı?

Sarı bayraklar kırmızı bayrakları dışlamaz. İdrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, kasık, makat ve iç uylukta uyuşma, bacakta hızla ilerleyen güçsüzlük ya da ateşle birlikte bel ağrısı varsa aynı gün acil servise başvurun (ne zaman acile başvurmalı). Dinlenmekle geçmeyen gece ağrısı ya da açıklanamayan kilo kaybı ise bir hafta içinde hekim değerlendirmesi gerektirir; ağrının stresle ilişkili görünmesi bu belirtileri açıklamaz. Sürekli çökkünlük, umutsuzluk ya da yaşamdan zevk alamama varsa bunu ertelemeden hekiminize ya da bir ruh sağlığı uzmanına iletin. Kendinize zarar verme ya da yaşamınıza son verme düşünceleriniz varsa beklemeyin: 112’yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun. Bel ağrısının ne zaman değerlendirme gerektirdiği bel ağrısında ne zaman doktora gitmeli yazısında ele alınmıştır.

Sık sorulan sorular

Stres bel ağrısı yapar mı?

Stres tek başına bel ağrısının nedeni sayılmaz; yeni ağrı başlama riskini bir ölçüde artırabilir, ama asıl etkisi kas gerginliği, uyku bozukluğu ve sinir sisteminin hassaslaşması yoluyla ağrıyı artırması ve uzatmasıdır. Stresli dönemlerde bel ağrısı ataklarının daha sık ve daha uzun olması bu nedenle beklenen bir durumdur.

Hekim “psikolojik” dedi; ağrım gerçek değil mi?

Ağrınız gerçektir. Psikolojik etkenler, ağrının bedende üretilme ve işlenme biçimini değiştiren fizyolojik yollarla çalışır. Hekiminizin bu etkenleri konuşması, ağrının tüm bileşenlerine baktığını gösterir.

Sarı bayrak ne demek?

Ağrının kronikleşme riskini artıran psikolojik etkenlerin ortak adıdır: hareket korkusu, felaketleştirme, kaygı, depresif ruh hâli ve uyku bozukluğu gibi. İşle ilgili sorunlar ayrıca “mavi bayrak” diye adlandırılır. Ciddi hastalık belirtisi olan kırmızı bayraklardan farklıdır.

Kaygı ilacı ya da antidepresan bel ağrımı geçirir mi?

Bu ilaçlar, depresyon ya da kaygı bozukluğu varsa o hastalığın tedavisinde yer alır ve hangisinin uygun olduğu hekim kararıdır. Bel ağrısının kendisi için kanıt sınırlıdır: NICE rehberi bel ağrısında antidepresan önermez, ACP rehberi kronik bel ağrısında yalnızca duloksetini ikinci basamak seçenek olarak sayar; benzodiazepin grubu kaygı ilaçları NICE rehberinde siyatik için önerilmez. Kullandığınız ilacı kendi başınıza kesmeyin ya da değiştirmeyin.

Bel ağrısı için psikoloğa gitmem gerekir mi?

Herkes için değil. Hareket korkusu, felaketleştirme ya da ruh hâlinde bozulma belirginse bilişsel davranışçı terapi ya da çok disiplinli bir program yararlı olabilir. Hekiminizle bu seçeneği konuşabilirsiniz.

Stresli dönemde belim tutulduğunda ne yapmalıyım?

Hareketi sürdürün, uzun yatak istirahatinden kaçının, uykuyu koruyun ve gerekirse hekiminizin önerdiği kısa süreli ilaç tedavisini kullanın. Bel tutulması ne yapmalı yazısı ilk günler için adım adım yol gösterir.

Kaynaklar

  1. Nicholas MK ve ark. Early identification and management of psychological risk factors ("yellow flags") in patients with low back pain: a reappraisal. Phys Ther 2011;91:737-753. · DOI: 10.2522/ptj.20100224
  2. Hartvigsen J ve ark. What low back pain is and why we need to pay attention. Lancet 2018;391:2356-2367. · DOI: 10.1016/S0140-6736(18)30480-X
  3. Vlaeyen JW, Linton SJ. Fear-avoidance and its consequences in chronic musculoskeletal pain: a state of the art. Pain 2000;85:317-332. · DOI: 10.1016/S0304-3959(99)00242-0
  4. Kamper SJ ve ark. Multidisciplinary biopsychosocial rehabilitation for chronic low back pain: Cochrane systematic review and meta-analysis. BMJ 2015;350:h444. · DOI: 10.1136/bmj.h444
  5. Williams ACC ve ark. Psychological therapies for the management of chronic pain (excluding headache) in adults. Cochrane Database Syst Rev 2020;(8):CD007407. · DOI: 10.1002/14651858.CD007407.pub4
  6. NICE NG59. Low back pain and sciatica in over 16s: assessment and management.
  7. Qaseem A ve ark. Noninvasive treatments for acute, subacute, and chronic low back pain: a clinical practice guideline from the American College of Physicians. Ann Intern Med 2017;166:514-530. · DOI: 10.7326/M16-2367