Kısa yanıt
Omurga ameliyatlarının büyük bölümü genel anesteziyle, yani tam uyku ve soluk borusuna yerleştirilen tüple yapılır. Kısa süren tek ya da iki seviyeli bel ameliyatlarında (diskektomi, dar kanal dekompresyonu) uygun hastada spinal anestezi, yani belden verilen ilaçla belden aşağısının uyuşturulması bir seçenektir; randomize çalışmaların meta-analizi bu yöntemin ameliyat sonrası bulantı–kusmayı ve ağrı kesici gereksinimini azalttığını gösterir; uzun dönem ağrı ve işlev sonuçlarına etkisi bu çalışmalarda incelenmemiştir. Boyun ameliyatları, deformite düzeltme ve uzun süreli işlemler genel anestezi gerektirir; füzyon (vida ve kafesle sabitleme) ameliyatları da büyük çoğunlukla genel anesteziyle yapılır. Sedasyon eşliğinde lokal anestezi ise esas olarak endoskopik yan giriş ameliyatlarında kullanılır; bunu endoskopik ameliyatta anestezi seçenekleri yazısında ayrıca anlattık. Bu yazıda açık ve mikroskopik omurga ameliyatları için genel ve spinal anestezi karşılaştırmasını, riskleri, anestezi öncesi değerlendirmeyi ve uyanma dönemini anlatıyoruz.
Aşağıdaki bilgiler genel çerçevedir ve hekiminizle yapacağınız ayrıntılı görüşmenin yerini tutmaz.
Genel ve spinal anestezi arasındaki fark nedir?
Genel anestezide damardan verilen ilaçlarla bilinç tamamen kapanır, soluk borusuna tüp yerleştirilir ve solunum makineyle sürdürülür; spinal anestezide ise bel bölgesinden omurilik sıvısına verilen lokal anestezik belden aşağısını 2–4 saat süreyle uyuşturur ve hasta kendi nefesini alır. Spinal anestezide hasta çoğunlukla hafif bir sakinleştirici alır ve uyuklar; isterse ekiple konuşabilir, ancak ameliyatı görmez ve ağrı duymaz; basınç ya da dokunma hissi olabilir. Yüzüstü yatma ve bacakların uyuşuk kalması bazı hastalar için rahatsız edicidir; bu nedenle spinal anestezi yalnızca süresi öngörülebilir ve kısa ameliyatlar için düşünülür.
Üçüncü seçenek olan sedasyon eşliğinde lokal anestezide yalnızca giriş yolu uyuşturulur; bu yöntem açık omurga ameliyatları için yeterli değildir ve esas olarak tek portlu endoskopik işlemlerde kullanılır.
Hangi ameliyatta hangi anestezi seçilir?
Seçimi ameliyatın bölgesi, süresi ve hastanın sağlık durumu belirler; genel çerçeve şöyledir:
- Boyun ameliyatları (önden diskektomi ve füzyon, laminoplasti, arkadan foraminotomi): Omuriliğe yakınlık ve hava yolunun korunması gereği nedeniyle genel anestezi standarttır.
- Sırt (torakal) ameliyatları: Genel anestezi.
- Bel fıtığı ameliyatı (mikrodiskektomi) ve tek ya da iki seviyeli dekompresyon: Çoğunlukla genel anestezi; süresi bir–bir buçuk saati aşmayacak işlemlerde, özellikle genel anestezi riskini artıran bazı akciğer hastalıklarında spinal anestezi düşünülebilir. Kalp kapak darlığı gibi bazı kalp hastalıklarında ve kan sulandırıcı kullananlarda ise spinal anestezi uygun olmayabilir; karar anestezi hekimiyle verilir. Ayrıntılar mikrodiskektomi sayfasında.
- Füzyon, bel kayması ameliyatı ve çok seviyeli dekompresyon: Süre uzun, kan kaybı ve pozisyon gereksinimi fazla olduğu için büyük çoğunlukla genel anestezi; bazı merkezlerde seçilmiş tek seviyeli bel füzyonlarında spinal anestezi de kullanılmaktadır. ERAS (ameliyat sonrası hızlandırılmış iyileşme) uzlaşı raporu bu ameliyatlarda opioid gereksinimini azaltan çok yönlü (multimodal) ağrı kontrolünü önerir; yara yerine lokal anestezik uygulaması gibi yöntemler bu yaklaşımın parçası olabilir. Bkz. lomber füzyon.
- Skolyoz ve deformite düzeltme: Genel anestezi; ameliyat boyunca omurilik işlevi sinir izleme (nöromonitörizasyon) ile takip edilir ve anestezi ilaçları buna göre seçilir.
- Kifoplasti ve vertebroplasti: Çoğunlukla sedasyon eşliğinde lokal anestezi; uzun süre yüzüstü yatamayan hastalarda genel anestezi.
Spinal anestezi genel anesteziden daha güvenli mi?
Bel ameliyatlarında spinal anestezi bazı erken dönem sorunları azaltır, ancak “daha güvenli” denilebilecek bir fark yalnızca uygun seçilmiş hastalar için geçerlidir. Meng ve arkadaşlarının 2017 yılında Anaesthesia dergisinde yayımlanan meta-analizi, bel omurgası ameliyatlarında spinal ve genel anesteziyi karşılaştıran randomize kontrollü çalışmaları birleştirdi: spinal anestezi grubunda ameliyat sonrası bulantı–kusma ve ağrı kesici gereksinimi daha düşüktü. Bu çalışmalar ameliyat dönemi sonuçlarını incelemiştir; uzun dönem ağrı ve işlev sonuçları karşılaştırılmamıştır ve bulgular kısa süreli bel ameliyatlarıyla sınırlıdır. De Rojas ve arkadaşlarının 2014 derlemesi de benzer bir sonuca varır: bölgesel anestezi uygun hastada en az genel anestezi kadar güvenlidir ve kısa yatış ve daha az bulantı gibi avantajlar sağlayabilir, ancak hasta seçimi ve ekip deneyimi belirleyicidir.
Spinal anestezinin kendine özgü sınırları da vardır: ameliyat beklenenden uzun sürerse ilacın etkisi bitebilir ve genel anesteziye geçmek gerekir; yüzüstü pozisyonda bu geçiş zordur, bu nedenle ekip önceden hazırlıklı olur. Kan sulandırıcı kullanan, omurga kanalında enfeksiyon ya da ileri dar kanal olan, daha önce aynı bölgeden ameliyat geçirmiş ve iğnenin girişinin zor olacağı hastalarda spinal anestezi genellikle tercih edilmez.
Anestezi riskleri nelerdir?
Her anestezi yönteminin riskleri vardır ve ciddi komplikasyonlar sağlıklı erişkinlerde nadirdir; riskler yaşla, eşlik eden hastalıklarla ve ameliyat süresiyle artar. Genel anestezide boğaz ağrısı, ses kısıklığı, bulantı–kusma, diş hasarı, geçici kafa karışıklığı (özellikle yaşlı hastada), nadiren alerjik reaksiyon, mide içeriğinin akciğere kaçması ve kalp–akciğer sorunları bildirilir. Yüzüstü pozisyonda uzun süren ameliyatlarda göz ve yüz basısı, kol sinirlerinde geçici uyuşma gibi pozisyona bağlı sorunlar da anestezi ekibinin önlem aldığı risklerdir. Spinal anestezide ayağa kalkınca artan baş ağrısı (iğnenin deldiği omurilik zarından beyin-omurilik sıvısı sızması), geçici idrar yapma güçlüğü, tansiyon düşmesi ve çok nadiren kanama ya da enfeksiyon bildirilir; omurganın kendisi ameliyat edileceği için cerrah ve anestezi hekimi iğne yerini birlikte planlar.
Riski azaltan adımlar hastanın elindedir: sigarayı önceden bırakmak, kan sulandırıcıları hekimin belirlediği biçimde düzenlemek, kan şekerini kontrol altına almak ve açlık kurallarına uymak. Bu hazırlığı omurga ameliyatı öncesi hazırlık yazısında ayrıntılı anlattık.
Anestezi öncesi değerlendirmede ne olur?
Anestezi hekimi ameliyattan önce sizi görür, sağlık durumunuzu sınıflandırır ve yöntemi cerrahla birlikte planlar; Amerikan Anesteziyologlar Derneği’nin (ASA) önerilerine göre ağır eşlik eden hastalığı olan ya da büyük ameliyat geçirecek hastalarda bu görüşme ameliyat gününden önce yapılır; düşük riskli hastalarda ameliyat günü de yapılabilir. Görüşmede kalp, akciğer ve böbrek hastalıkları, horlama ve uyku apnesi, kullanılan tüm ilaçlar (bitkisel ürünler dahil), alerjiler, önceki anestezi deneyimleri, ailede anesteziyle ilgili sorun öyküsü, gevşek diş ve protezler, sigara ve alkol kullanımı sorulur; boyun hareketleri ve ağız açıklığı muayene edilir. Gerekirse kan tetkikleri, elektrokardiyografi ve kalp ya da göğüs hastalıkları görüşü istenir. ASA açlık kılavuzuna göre berrak sıvılar için 2 saat, hafif bir öğün için 6 saat açlık önerilir; kızartma, yağlı yiyecek ya da et yendiyse 8 saat veya daha uzun süre gerekebilir. Size söylenen süre bu genel bilgiden önce gelir. Kilo verme ya da şeker tedavisi için haftalık iğne (GLP-1 grubu ilaç) kullanıyorsanız mutlaka bildirin; açlık süresi ve ilaç planı buna göre değişebilir. Spinal anestezi planlanan hastada da açlık kuralı aynıdır, çünkü genel anesteziye geçiş gerekebilir.
Ameliyattan sonra uyanma nasıl olur?
Genel anesteziden uyanma ameliyathanede ya da derlenme odasında birkaç dakika içinde başlar; hastaların çoğu ilk saatte tam uyanır, uykulu, üşümüş ve bazen bulantılı hisseder. Boğaz ağrısı ve ses kısıklığı tüpe bağlıdır ve birkaç günde geçer. Spinal anestezide bacaklardaki uyuşma ve güçsüzlük 2–4 saatte açılır; ayağa kalkmak için his ve gücün tam geri gelmesi beklenir, ilk idrar çoğunlukla bu dönemde yapılır. Her iki yöntemde de ağrı, derlenme odasında damardan verilen ilaçlarla kontrol altına alınır ve hasta ağrısı denetlenir, bulantısı yok ve yaşamsal bulguları kararlıyken servise ya da günübirlik cerrahide eve gönderilir. Evde ağrı yönetimini omurga ameliyatı sonrası ağrı kontrolü evde yazısında anlattık.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da boyun ameliyatından sonra boyunda hızla artan şişlik, nefes almada veya yutmada güçlük varsa beklemeden 112’yi arayın. Bacaklarda yeni ya da artan güçsüzlük veya uyuşma, 6–8 saati aşan idrar yapamama, idrar–dışkı kontrol kaybı ya da makat ve genital bölgede uyuşma varsa beklemeden acil servise başvurun. Geçmeyen kusma, 38 °C ve üzeri ateş ya da spinal anestezi sonrası ayağa kalkınca şiddetlenen ve yatınca azalan baş ağrısında aynı gün ameliyatınızı yapan ekibe ulaşın; ulaşamazsanız acil servise başvurun. Tam liste ne zaman acile başvurmalı sayfasında.
Sık sorulan sorular
Bel fıtığı ameliyatı narkozla mı yapılır?
Çoğunlukla evet; mikrodiskektomi standart olarak genel anesteziyle yapılır. Kısa sürmesi beklenen tek ya da iki seviyeli ameliyatlarda, özellikle genel anestezi riski yüksek hastalarda spinal anestezi bir seçenektir.
Spinal anestezide ameliyatı hisseder miyim?
Hayır; belden aşağısı tamamen uyuşur ve hafif sakinleştiriciyle uyuklarsınız. Basınç ya da dokunma hissi olabilir, ağrı beklenmez. Ameliyat uzarsa genel anesteziye geçilebilir.
Boyun fıtığı ameliyatı spinal anesteziyle olur mu?
Hayır. Boyun ameliyatlarında omuriliğe yakınlık ve hava yolu güvenliği nedeniyle genel anestezi standarttır.
Spinal anestezi bel ağrısı yapar mı?
İğne yerinde birkaç gün hassasiyet olabilir; kalıcı bel ağrısıyla ilişkisi gösterilmemiştir. Ameliyat sonrası bel ağrısı anesteziden değil ameliyatın kendisinden kaynaklanır.
Anestezi riskimi ne artırır?
İleri yaş, kalp ve akciğer hastalığı, kontrolsüz şeker, uyku apnesi, sigara, obezite ve uzun ameliyat süresi. Bu etkenlerin çoğu ameliyattan haftalar önce iyileştirilebilir.
Anestezi yöntemini ben seçebilir miyim?
Tercihiniz dikkate alınır, ancak son kararı anestezi hekimi ameliyatın türü ve sağlık durumunuza göre cerrahla birlikte verir. Nedenini sormanız ve kaygılarınızı paylaşmanız beklenir.


