Bir bakışta
Adımlar (7)
- Değerlendirme: BT ile kırığın tipi ve kanal daralması, MR ile arka bağ bütünlüğü ve omurilik; nörolojik muayene. Sınıflama (ör. TLICS) ile ameliyat gereksinimi belirlenir.
- Anestezi ve pozisyon: genel anestezi, yüzüstü yatış; yatış pozisyonuyla kırığın bir bölümü kendiliğinden düzelir (pozisyonel redüksiyon).
- Giriş: her vida için ciltte yaklaşık 1,5 cm'lik kesi; röntgen (skopi) ya da navigasyon kılavuzluğunda kılavuz tel pedikül içine yerleştirilir.
- Vidalar: tel üzerinden içi boş (kanüllü) vidalar kırık omurun üstündeki ve altındaki omurlara, bazen kırık omurun kendisine de yerleştirilir.
- Çubuk ve düzeltme: cilt altından geçirilen çubuklar vidalara bağlanır; vidalar arasında açma-sıkıştırma ile kamburluk (kifoz) düzeltilir ve omur yüksekliği kısmen geri kazanılır.
- Kanal daralması varsa: sinir basısı belirgin olan hastalarda ayrıca küçük bir kesiden dekompresyon eklenebilir; bu durumda işlem tam perkütan kalmaz.
- Kapatma ve yatış: kesiler tek dikişle kapatılır; hastanede kalış çoğunlukla 2–4 gece. Çok yaralanmalı hastada yatış eşlik eden yaralanmalara bağlıdır.
Başlıca riskler (7)
- Vida yerleşim hatası: pedikül duvarının delinmesi; sinir kökü tahrişi ya da nadiren omurilik hasarı. Skopiye bağımlılık nedeniyle dikkat gerektirir, navigasyon riski azaltır.
- Düzeltme kaybı: kırık iyileşirken kamburluğun bir bölümünün geri gelmesi; hem açık hem perkütan yöntemde görülebilir; iki yöntemi karşılaştıran bir meta-analizde kamburluk açısında belirgin fark bulunmamıştır.
- İmplant gevşemesi ya da kırılması: osteoporozda ve kırık iyileşmesi geciktiğinde daha sık.
- Ameliyat sırasında artan röntgen (radyasyon) kullanımı: hasta ve ekip için; koruyucu önlemlerle azaltılır.
- Enfeksiyon ve kanama: küçük kesiler nedeniyle açık yönteme göre daha az, ama sıfır değil.
- Dekompresyon yapılamaması: kanal içindeki kemik parçası sinire baskı yapıyorsa tek başına perkütan sabitleme yetersiz kalır; açık yönteme geçilebilir.
- Vidaların alınması için ikinci bir ameliyat gereksinimi (tercih edilirse) ve bu ameliyatın kendi riskleri.
İyileşme aşamaları (5)
- İlk günler: ağrı kontrolüyle ayağa kalkma ve yürüyüş; korse hekimin kararına göre kullanılır ya da kullanılmaz.
- 2–6 hafta: günlük işlere kademeli dönüş; eğilme, dönme ve kaldırma kısıtlaması; kontrol röntgeni.
- 6–12 hafta: kırık iyileşmesinin başlaması; masa başı işe dönüş çoğunlukla bu dönemde.
- 3–6 ay: kırık iyileşmesinin BT ile değerlendirilmesi; egzersiz programının ilerletilmesi; ağır işe dönüş kırığın iyileştiği doğrulandıktan sonra.
- 9–18 ay: kırık tam iyileşmişse vidaların alınması tartışılabilir; zorunlu değildir, hekimle birlikte karar verilir.
Alternatifler: Vertebroplasti ve kifoplasti (omurga çimentolama): kime yararlı, kanıt ne diyor?, Bel füzyonu (platin ameliyatı): ne zaman gerekir, nasıl yapılır?
Nedir ve kimler için?
Perkütan pedikül vidası ile sabitleme, omurga kırığında kırık omurun üstündeki ve altındaki omurlara, ciltteki küçük deliklerden röntgen kılavuzluğunda vidalar yerleştirilip bunların cilt altından geçirilen çubuklarla bağlanmasıdır. Amaç, kırık iyileşirken omurgayı hizasında tutmak ve kamburlaşmayı önlemektir. En sık, göğüs ile bel omurgasının birleştiği bölgedeki (torakolomber, T11–L2) kırıklarda kullanılır; bu bölge omurganın en çok kırılan kesimidir.
Kısa yanıt şudur: Sinir hasarı olmayan ve arka bağları sağlam, stabil kırıkların çoğu korse ya da yalnızca hareket kısıtlamasıyla iyileşir; ameliyat bu hastalarda uzun dönemde ek yarar sağlamamıştır. Perkütan sabitleme, ameliyat gereken kırıklarda açık yöntemin yerini alabilen bir yoldur; ameliyat gereksinimini kendisi yaratmaz. Hangi kırığın ameliyat gerektirdiği, kırığın şekline, arka bağ bütünlüğüne ve nörolojik duruma bakan sınıflamalarla (ör. TLICS) belirlenir.
Kimler için uygundur, kimde değil?
Perkütan sabitleme şu durumlarda düşünülebilir:
- Arka bağ bütünlüğünün bozulduğu (MR’da gösterilen) ya da belirgin kamburluk ve omur çökmesi olan, ancak sinir basısı olmayan patlama kırıkları.
- Fleksiyon-distraksiyon tipi yaralanmalar (emniyet kemeri kırıkları): yaralanma arka bağları da içeriyorsa kendiliğinden iyileşme olasılığı düşüktür; yalnızca kemikten geçen ve sinir hasarı olmayan tiplerde korse ile iyileşme mümkündür.
- Çok yaralanmalı (politravma) hastalar: kısa ameliyat süresi ve az kan kaybı, erken hareketlendirmeyi ve yoğun bakımda bakımı kolaylaştırır.
- Korse ile izlenirken kamburluğun ilerlediği ya da ağrının kontrol edilemediği hastalar.
Şu durumlarda genellikle uygun değildir ya da başka bir yöntem öne çıkar:
- Sinir hasarı olmayan, arka bağları sağlam, kamburluğu hafif stabil kırıklar: korse ya da yalnızca hareket kısıtlaması yeterlidir; ameliyat gereksizdir.
- Kanal içine itilmiş kemik parçasının omuriliğe ya da sinir köklerine baskı yaptığı, güçsüzlük ya da idrar kontrol kaybıyla seyreden kırıklar: doğrudan dekompresyon gerekir; bu açık yöntemle ya da perkütan vidalara küçük bir kesiden dekompresyon eklenerek yapılır. Bu belirtiler acildir; ne zaman acile başvurmalı rehberine bakın.
- Osteoporoza bağlı çökme kırıkları: vida tutunması zayıftır; çoğunda ilk yol ağrı kontrolü ve kemik erimesi tedavisiyle ameliyatsız izlemdir. Yeterli tedaviye rağmen ağrısı kontrol edilemeyen seçilmiş hastalarda vertebroplasti/kifoplasti tartışılabilir; vertebroplastinin yararı plasebo kontrollü çalışmalarda tartışmalıdır.
- Ağır parçalanma ve ön kolonun tamamen çöktüğü kırıklar ile tümör ya da enfeksiyona bağlı kırıklar: ayrı planlama gerektirir.
Nasıl yapılır?
İşlem genel anestezi altında, hasta yüzüstü yatarken yapılır; bu pozisyon kırığın bir bölümünü kendiliğinden düzeltir. Röntgen (skopi) ya da navigasyonla her omurun pedikülü (omur gövdesini arka yapılara bağlayan kemik köprü) ciltte işaretlenir.
Her vida için yaklaşık 1,5 santimetrelik bir kesi açılır. Kılavuz bir iğne pedikül içinden omur gövdesine ilerletilir, içinden ince bir tel geçirilir ve tel üzerinden içi boş (kanüllü) vida yerleştirilir. Çoğunlukla kırık omurun bir üstündeki ve bir altındaki omurlara, bazen kırık omurun kendisine de vida konur. Ardından uygun eğimde bükülmüş çubuklar cilt altından geçirilerek vidalara bağlanır. Vidalar arasında açma ve sıkıştırma hareketleriyle kamburluk düzeltilir ve omur yüksekliği kısmen geri kazanılır. Kanal daralması belirgin ve sinir basısı varsa, aynı seansta küçük bir orta hat kesisinden dekompresyon eklenebilir; bu durumda işlem tam perkütan kalmaz. Klasik perkütan yöntemde kemik grefti konmadığı için omurların birbirine kaynatılması (füzyon) hedeflenmez; vidalar kırık iyileşene kadar omurgayı tutar. İşlem çoğunlukla 1–2 saat sürer; kesiler tek dikişle kapatılır. Genel çerçeve için minimal invaziv omurga cerrahisi rehberine bakabilirsiniz.
Beklenen fayda ve kanıt ne diyor?
Kanıtı iki soruya ayırmak gerekir. Birinci soru, ameliyatın gerekip gerekmediğidir. Sinir hasarı olmayan stabil patlama kırıklarında ABD’de yapılan randomize çalışma (Wood ve ark., JBJS 2003), 53 hastayı korse ya da ameliyata rastgele ayırmış ve 47’sini ortalama 44 ay izlemiş; uzun dönemde ağrı, işlev ve işe dönüşte fark bulmamış, ameliyat grubunda komplikasyonun daha fazla olduğunu bildirmiştir. Cochrane derlemesi (Abudou ve ark., 2013) iki küçük randomize çalışmayı birleştirmiş; kanıtın çelişkili ve yetersiz olduğunu, ameliyatın daha fazla erken komplikasyon, daha fazla ikinci ameliyat ve daha yüksek maliyetle ilişkili olduğunu belirtmiştir.
İkinci soru, ameliyat gerekiyorsa perkütan yolun açık yola göre durumudur. Dokuz çalışma ve 433 hastayı birleştiren meta-analiz (Tian ve ark., Medicine 2018), perkütan grupta kan kaybının, ameliyat süresinin, drenaj miktarının ve hastanede kalışın daha az, erken ve geç dönem ağrı puanlarının daha düşük olduğunu bildirmiştir. Daha önceki meta-analiz (McAnany ve ark., Global Spine J 2016) de kan kaybı ve ameliyat süresinde perkütan yolu üstün bulmuş; omur yüksekliği, kamburluk açısı ve ağrı puanlarında ise fark görmemiştir. Bu çalışmaların çoğu gözlemseldir ve kanıt düzeyi düşük-ortadır.
Ölçülü sonuç şudur: Perkütan sabitleme, ameliyat gereken kırıklarda erken dönemde daha az kan kaybı ve ağrı ile açık yönteme benzer düzeltme sağlar; geç dönem ağrıda meta-analizlerin sonuçları farklıdır ve uzun dönem sonuçlarda tutarlı bir üstünlük gösterilmemiştir. Yöntemin kendisi, korseyle iyileşebilecek bir kırığı ameliyat gerektiren bir kırığa dönüştürmez.
Riskler ve sınırlar
Başlıca risk vida yerleşim hatasıdır: pedikül duvarının delinmesi sinir kökünü tahriş edebilir, nadiren omurilik hasarına yol açabilir. Perkütan yöntemde cerrah kemiği doğrudan görmez, skopi görüntüsüne dayanır; bu hem yerleşim hatası olasılığını hem de hasta ve ekibin aldığı radyasyon dozunu artırır. Navigasyon ve deneyim riski azaltır. Kemik grefti konmadığı için omurganın kalıcı dengesi kırığın kendi iyileşmesine bağlıdır; bu süreçte kamburluğun bir bölümü geri gelebilir (düzeltme kaybı) ve implant gevşeyebilir ya da kırılabilir. Düzeltme kaybı açık yöntemde de görülür; iki yöntemi karşılaştıran bir meta-analizde (McAnany ve ark., 2016) kamburluk açısında belirgin fark bulunmamıştır. Kanal içindeki kemik parçası sinire baskı yapıyorsa perkütan sabitleme tek başına yetersiz kalır; işlem sırasında açık yönteme geçilebilir, bu onam görüşmesinde konuşulmalıdır.
Vidaların kırık iyileştikten sonra alınması ayrı bir tartışma konusudur. 2023 sistematik derlemesi (Wang ve ark., J Clin Med), çoğu gözlemsel 35 çalışmayı incelemiş; implantın alınmasının segment hareketini artırabileceğini ve bazı hastalarda ağrıyı azaltabileceğini, buna karşılık kamburluğun ilerlemesi, enfeksiyon ve ikinci ameliyatın kendi riskleriyle ilişkili olduğunu bildirmiştir. Yazarlar, vidaların alınmasının yararları ve zararları konusunda kanıtların çelişkili olduğunu ve mevcut literatürün vidaların genel olarak (herkeste) alınması önerisini desteklemediğini bildirmiştir.
Hazırlık
Omurga kırığı çoğunlukla ani bir yaralanmayla gelir; hazırlık süresi kısadır. Hastanede BT, MR ve nörolojik muayene yapılır; eşlik eden yaralanmalar değerlendirilir. Kan sulandırıcı kullanıyorsanız mutlaka bildirin. Sigara kemik iyileşmesini yavaşlatır; bırakmak için destek isteyin. Onam görüşmesinde şu soruları sorun: Kırığım korseyle iyileşebilir mi? Dekompresyon eklenecek mi? Vidalar ileride alınacak mı? Çocuklarda ve gebelikte omurga kırığı ayrı değerlendirme gerektirir; hekiminize danışın.
İyileşme ve işe dönüş
Çoğu hasta ameliyattan sonraki ilk günlerde ağrı kontrolüyle ayağa kalkar ve yürür; hastanede kalış çoğunlukla 2–4 gecedir, çok yaralanmalı hastada eşlik eden yaralanmalara bağlıdır. Korse kullanımı hekimin kararına göre değişir; perkütan sabitleme sonrası çoğu hastada gerekmez ya da kısa süreli kullanılır. İlk altı haftada eğilme, dönme ve kaldırma kısıtlaması sürer; kısa ve sık yürüyüşler önerilir. Masa başı işe dönüş çoğunlukla 6–12 hafta içinde mümkündür. Kırık iyileşmesi 3–6 ayda BT ile değerlendirilir; ağır iş ve spora dönüş kırığın iyileştiği doğrulandıktan sonra planlanır. Egzersiz programı gövde kaslarını güçlendirmeyi ve komşu segmentlerin yükünü azaltmayı hedefler. Osteoporoz zemininde kırık varsa, yeni kırıkları önlemek için korunma yazısına bakın.
Bacaklarda yeni güçsüzlük ya da uyuşma, idrar ya da dışkı kontrolünde bozulma, ateş, yaradan akıntı ya da ani artan ağrı olursa beklemeden başvurun: Ne zaman acile başvurmalı?
Alternatifler
- Korse ve hareket kısıtlaması: sinir hasarı olmayan, arka bağları sağlam stabil kırıklarda ilk ve çoğu zaman yeterli seçenek; düzenli röntgen kontrolüyle izlenir.
- Açık sabitleme ve füzyon: kanal içi basının doğrudan alınması, ağır parçalanma ya da omurların kalıcı olarak kaynatılması (füzyon) hedeflenen durumlarda; kemik grefti eklenir.
- Vertebroplasti ve kifoplasti: osteoporoza bağlı çökme kırıklarında, ilk yol olan ağrı kontrolü ve kemik erimesi tedavisine rağmen ağrısı kontrol edilemeyen seçilmiş hastalarda tartışılabilir; vertebroplastinin yararı plasebo kontrollü çalışmalarda tartışmalıdır. Travmatik patlama kırıklarında tek başına yeri sınırlıdır.
Sık sorulan sorular
Omurga kırığında ameliyat şart mı?
Hayır. Sinir hasarı olmayan, arka bağları sağlam ve kamburluğu hafif stabil kırıkların çoğu korse ya da hareket kısıtlamasıyla iyileşir; randomize çalışmalarda bu hastalarda ameliyatın uzun dönem yararı gösterilememiştir. Ameliyat, arka bağ yırtığı, belirgin kamburluk, sinir basısı ya da korseyle ilerleyen çökme olan kırıklarda gündeme gelir.
Kapalı vida ile açık ameliyat arasındaki fark nedir?
Her ikisinde de aynı vida ve çubuk sistemi kullanılır. Kapalı (perkütan) yöntemde vidalar ciltteki küçük deliklerden skopi kılavuzluğunda yerleştirilir, sırt kasları açılmaz; kan kaybı ve erken dönem ağrı daha azdır. Açık yöntemde kemik doğrudan görülür, gerekirse dekompresyon ve kemik grefti eklenir. Düzeltmenin korunması benzerdir; geç dönem ağrıda meta-analizlerin sonuçları farklıdır.
Omurga kırığında takılan vidalar alınır mı?
Zorunlu değildir. Kemik grefti konmayan perkütan sabitlemede kırık iyileştikten sonra vidalar işlevsiz kalır; alınmaları segment hareketini artırabilir, ancak ikinci bir ameliyat gerektirir ve kamburluğun ilerlemesi gibi riskleri vardır. Kanıt genel bir öneri için yetersizdir; karar hastanın yaşı, yakınmaları ve kırığın iyileşme durumuna göre hekimle birlikte verilir.
Omurga kırığı ameliyatından sonra ne zaman işe dönülür?
Masa başı işlerde çoğu hasta 6–12 hafta içinde döner. Ağır kaldırma gerektiren işlerde kırığın BT ile iyileştiğinin doğrulanması beklenir; bu çoğunlukla 3–6 ayı bulur. Süre kırığın ağırlığına ve eşlik eden yaralanmalara göre değişir.


